
Dr. Ayhan Sarı’ya göre Ortadoğu’daki çatışmaların ana belirleyicisi İsrail’in politikaları. İran-ABD hattında çözüm ihtimali bulunsa da İsrail’in özellikle Lübnan’da yürüttüğü operasyonların uzun vadeli işgal planının parçası olduğu öne sürülüyor. Sarı, bölgenin sistematik şekilde insansızlaştırılmaya çalışıldığını ve ateşkeslerin bu süreci durdurmakta yetersiz kalabileceğini ifade ediyor.
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Ayhan Sarı, İran savaşı, Lübnan ve Filistin hattındaki gelişmelere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Sarı, bölgedeki çatışmaların temel belirleyicisinin İsrail’in tutumu olduğunu vurguladı:
“İran Savaşı’nda, Lübnan meselesinde, Filistin meselesi zaten aşikâr. Bunların hepsinde asıl belirleyici faktör, asıl savaşı tetikleyen faktör İsrail’in tutumu” diyen Sarı, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında olası bir uzlaşının mümkün olabileceğini ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın tutumuna dikkat çeken Sarı, şu değerlendirmeyi yaptı:
“İran ile Amerika Birleşik Devletleri bu işi bir şekilde çözebilir. Çünkü Amerika Birleşik Devletleri’nde Trump gibi bir faktör var. Yani girerken de çok büyük beklentileri oluyor. Çok ciddi bir şekilde sanki yeni bir Dünya Savaşı’nı başlatacak gibi açıklamalar yapabiliyor. Ama saatler sonra yaptığı açıklamaların tam tersi bir tutumla bu işlerde geri dönebiliyor, geri vites yapabiliyor. Yani Trump için burada böyle bir savaş başlatıp sonrasında bu savaşı durdurmak çok büyük bir yenilik olmaz.”
İsrail’in bölgedeki politikalarının daha uzun vadeli stratejilerin parçası olduğunu savunan Sarı, özellikle Lübnan’daki gelişmelere dikkat çekti:
“Ama İsrail’in Lübnan’da yaptığı, İsrail’in genel bölgedeki saldırganlığının çok daha uzun vadeli stratejilerin, planların bir parçası olduğunu düşünüyorum. Biz İran’a, Hürmüz Boğazı’na, Amerika Birleşik Devletleri’nin açıklamalarına ve buradaki savaşa odaklanırken, Lübnan’da çok sistematik bir şekilde savaş suçu işleyen bir İsrail var.”

İsrail’in Litani Nehri’ne kadar uzanan bölgede operasyon planladığını öne süren Sarı, bu sürecin kalıcı bir işgal hedefi taşıdığını belirtti:
“Orada Litani Nehri’ne kadar olan bölgede bir operasyon yapmayı, orayı tamamen insansızlaştırıp yeni bir işgal, yeni bir oldu bitti gerçekleştirmeye çalışan bir İsrail var karşımızda.”
Son günlerde yayımlanan görüntülere işaret eden Sarı, bölgedeki yıkımın boyutuna dikkat çekti:
“Son 2-3 gündür bizzat İsrail’in yayınladığı görüntülerde şunu görüyoruz; Lübnan’da 100-200 hanelik köyleri, 100-200 sene, hatta 300 sene geçmişi olan köyleri, kasabaları dinamitleyen, patlatan, dümdüz eden bir İsrail var.”

Bu adımların amacının bölgeyi tamamen boşaltmak olduğunu ifade eden Sarı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bunları niçin yapıyor? Çünkü orada ne varsa Lübnan adına, geçmişten oradaki Hristiyan halkın, Arap halkın elinde ne varsa hepsini yok edip, oraları insansızlaştırıp, sonrasında orada kalıcı bir işgale niyetlenen bir İsrail var. Bu planın ben bu ateşkeslerle kolay kolay durdurulabileceğini düşünmüyorum.”





