
ATATÜRK ve SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Merhaba Komşular ;
Yeniden yayın hayatına giren Yalova Forumun ilk sayısında yine birlikteyiz.
Normalde "Sürdürülebilirlik" başlığı ile okuyacağınız belkide isterseniz hayatınıza uygulayacağınız bu yazı dizilerini 10 Kasıma denk gelince Atatürkümüzle ilişkilendirmeyi düşündüm; gördüm ki zaten O ilişkilendirmiş; zaten şimdiye kadar sürdürülebilmiş bir ülkemiz olduğu için sizinle birlikteyiz.
Gelelim konumuza nedir bu sürdürülebilirlik: bir durum veya herhangi bir şeyin devam etmesini sağlamak”, onu devamlı kılmaktır diyor TDK, 2022 sözlüğü.
Bu kelimenin içeriğini açtığımızda üç yapıyla karşılaşıyoruz :
1.Sosyal Boyut: Sosyal sürdürülebilirlik, toplumların yaşam kalitesi, adalet, eğitim, sağlık, kültürel çeşitlilik ve toplumsal katılım gibi faktörleri içerir. Eşitlik, insan hakları, toplumsal refah ve çeşitlilik ilkelerini kapsar.
2.Ekonomik Boyut: Sürdürülebilirlik, ekonomik olarak da sürdürülebilir olmalıdır. Bu, gelir adaleti, kaynak dağılımı, ekonomik büyüme ve yenilenebilir kaynaklara dayalı üretim gibi unsurları içerir. Gelir eşitsizliği, kaynakların adil kullanımı ve ekonomik kalkınma sürdürülebilirlik açısından önemli konulardır.
3.Çevresel Boyut: Doğal kaynakların korunması, enerji verimliliği, atık yönetimi, biyoçeşitliliğin korunması gibi konuları içerir. Bu boyut, gezegenimizin doğal kaynaklarını dengede tutmayı, doğal ekosistemlerin korunmasını ve zararlı etkilerin en aza indirilmesini hedefler.
Biz ne yapacağız: ayağı yere basan çevremizdeki örnek görseller üzerinden, hayatımızdaki hergün önümüze çıkan uygulamaların sürdürülebilir olup olmadığını sorgulayacağız. Soru benden cevap ve yorumlar ve de daha iyi uygulama örnekleri sizden.
Amacımız ise "problemler birlikte yaşamak için değil çözülmek içindir" mantığımızı birlikte geliştirip, belkide "problemler bizi bulmadan onları yolumuzdan kaldıracak sürdürülebilir düşünmeyi planlamayı gerçekleştirmeyi" geliştirmek.
Sağlık Huzur Mutlulukla.







Sürdürülmesi gerekenler ilke ve inkılaplar olarak önümüzde hatta başımızın üstünde yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Milli ve manevi değerlerimizle elele aydınlanan bu yolda siyasi kavgalardan uzak yürümeyi başarırsak emaneti bizden sonraki nesillere intikal ettiririz. Aksi hepimiz için felaket olacaktır.