
Merhaba
“Dünya 21. Yüzyıl başında, geçmiş dönemlerden farklı bir dönüşüm geçirmektedir….
Bu gelişme sürecinde, kendini Dünya’dan tecrit eden bir ulusal sistemin uzun süre ayakta kalması düşünülemez. Artık kendi içine dönük bir sistemle toplumun talepleri karşılanamayacağı gibi, tehlikeli daralmayı uluslararası camianın saygın bir üyesi de olunamaz….
Krizin sorumlusu halkımız değildir.
Krizin sorumlusu ülkeyi yönetenlerdir.
Kronik hale gelen yüksek işsizlik ve enflasyonu, sürekli artan iç ve dış borçları, ekonomideki istikrarsızlık ve tehlikeli daralmayı, yüksek faiz oranlarını, tasarrufların kamu açıklarının finansmanına yönlendiren borç yönetimi anlayışını aşarak ülkeyi düze çıkaracak bir siyasi iradeye ihtiyaç vardır.
Uygulanan yanlış politikalar yüzünden, sağlıklı bir özelleştirme gerçekleştirilememiş, devletin ekonomideki rolü azaltılamamış, servetin toplum kesimleri arasındaki dağılımında adalet sağlanamamıştır. Kamu yönetimindeki yolsuzluk ve siyasal çürüme bakımından ise ülkemiz ön sıralarda yer almaktadır…
Ülke iç ve dış yatırımcılar açısından cazibesini kaybetmiş, bunun sonucunda Türkiye ürkütücü boyutlarda mali ve beşeri sermaye kaybına uğramıştır. İyi yetişmiş nitelikli insanlarımız arasında bile işsizlik had safhaya ulaşmış, yetenekli genç beyinler, geleceklerini yurt dışında aramanın telaşına düşmüşlerdir…
Daha da önemlisi, insanımızın devlete ve siyaset kurumuna güveni sarsılmış, geleceğe ilişkin umutları kırılmıştır…
Siyasette ilkeli yaklaşımların yerini günü birlik çıkar ilişkilerine bıraktığı bir dönemde “ahlak” en önemli değer olarak öne çıkmıştır. Devlet ve toplum hayatını tahrip eden rüşvet, yolsuzluk, usulsüzlük ve partizanlık gibi yozlaşmaların yaygınlaşması ……” diyerek devam ediyor laf……
İnanın dostlar bu günden bahsetmiyorum.
Siz yoksa bu günkü ülke koşullarından dem vurduğumu mu sandınız?
Vallahi ben o kadar cesur (!) değilim.
Yukarıdaki satırların tamamı, Ak Partinin 3 Kasım 2002 Genel Seçimleri Seçim Beyannamesi’nden alıntıdır.
Daha neler yok ki…
İlkeli siyasetten çağdaşlığa, temel hak ve özgürlüklerden demokrasi ve sivil topluma, hukuk ve adaletten bağımsız ve tarafsız yargıya…
Arada bir açıp bakıyorum.
Türkiye’nin 2002’deki fotoğrafını ne güzel özetlemiş
Şu anda görevde bulunan kaç Ak Parti yöneticisi açıp okumuştur acaba?
Gençler bilmezler… Özellikle 40 yaş altı hatırlamaz bile o günleri…
Ne o .. Biz bu lafları, bir yerlerden hatırlıyoruz mu diyeceksiniz yoksa?
Benim gençlere tavsiyem Google Amcayı açıp okusunlar.
Biz neler kazandık, onlar neler kaybettiler.
Neredeeeen nereye…






