
ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı tam kapsamlı hava saldırılarında, Devrim Muhafızları'ndan bazı komutanlar ve siyasi yetkililerin öldürüldüğü iddia edilirken, İsrail basını Tel Aviv'in elinde bir suikast listesi olduğunu duyurdu. Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump, “Hamaney'in yerine geçmesini düşündüğüm isimlerin hepsi şu anda öldü” dedi.
Aslında sorunun cevabı, 2025 yılının Haziran ayındaki 12 Gün Savaşı’nda. Orada Devrim Muhafızları’nın üst düzey yöneticilerinin, yani rejimin karar vericilerinin hedef alındığını görüyoruz. 40’a yakın istihbaratçı asker ya da sistem içinde önemli kişinin hedef alındığını biliyoruz. Bu sefer ise yaptıkları saldırıda, 28 Şubat’taki Ali Hamaney suikastında tepeden başladılar.
Bu kez “tepe isimlerden” ve Hamaney’e yakın isimlerden başlandı; torununun da yaşamını yitirdiğini öğrendik. Hedef alınanlar arasında aile üyeleri de var. Bu bir. İkincisi, rejimde yükselecek, Hamaney’in kadrosuna dahil olacak, Devrim Muhafızları içinde komutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı düzeyine geleceği düşünülen isimler. “Lider adayları” ifadesi kullanıldığı zaman aslında önemli bir ipucu veriliyor. Bu, Türkiye’de çoğu zaman atlanıyor.

Netanyahu, en son Beyaz Saray’ı ziyaret ettiğinde bir dosyayla gitti. Yunus Paksoy, CNN TÜRK ABD temsilcisi bunu anlattı. Orada İsrail Hava Kuvvetleri’nden yetkililer de vardı. Yani listeler, istihbaratçılar, hedefleme planları hazırdı. Saldırı şeklinin Trump’a sunulduğu ifade ediliyor. Bu da ortak saldırganlığın, yani ABD–İsrail ortak operasyonlarının net bir göstergesi. Liderlik meselesine takmış durumdalar; yani İran’ın başına kimin geçeceği konusu. Biliyorsunuz, Hamaney’in matem töreni bilinmeyen bir tarihe ertelendi.
– SALDIRILAR VENEZUELA’YI MI HATIRLATIYOR?
İran ile Venezuela’nın sistemi tamamen farklı. İran’da 1979’da konsolide edilen, velayet esasına dayanan bir yapı var ve kurumları güçlü. İran’da rejim konsolide olmuş durumda. Ali Hamaney öldürüldü; yerine geçici konsey göreve başladı.
Şimdi Uzmanlar Konseyi’nin güvenlik gerekçesiyle uzaktan bağlantı üzerinden toplantılar yaptığı belirtiliyor.

– HİZBULLAH İÇİN DE BÖYLE BİR LİSTE VAR MI?
Saldırılar başladıktan sonra Lübnan’da, mahallelerin içinde yer alan nokta ofislerin hedef alındığını görüyoruz. İsrail biliyorsunuz, defalarca saldırılar düzenledi. Burada hedef, tıpkı İran’da olduğu gibi, Hizbullah’ın üst düzey yöneticileri. Özellikle askeri kanat olan Rıdvan Özel Kuvvetleri’nde yer alan ve Güney Lübnan’da savaşacak kişiler hedef alınıyor. Bu kişilerin ofisleri vuruluyor.
Önceki saldırılarda da benzer örnekleri gördük. Hasan Nasrallah’ın öldürülmesine giden süreçte, Hizbullah’ın yöneticilerinin, istihbarat sorumlularının ve Rıdvan Gücü komutanlarının hedef alındığını biliyoruz. Hatta hatırlarsanız telsiz ve çağrı cihazları üzerinden gerçekleştirilen saldırılar da olmuştu. Şimdi yine benzer bir yöntem izleniyor.

İsrail, açık konuşmak gerekirse, bunu çok önceden planlamış. Tespit ettiği tüm noktalara saldırıyor. Beyrut, Lübnan’ın başkenti olmasının yanı sıra Hizbullah’ın yönetim merkezi. Bu atlanmaması gereken bir detay; bütün ofisler ve kurumlar burada.
Güney Lübnan’a saldıracağını söyledi ve hedef bölgeleri ilan etti. Aynı zamanda eş zamanlı olarak Beyrut’a da saldırdı. İsrail saldırganlığı devam ediyor; Beyrut’a, Tahran’a, her yere saldıran bir İsrail var.
İran'a yönelik saldırılar ne kadar sürecek? İsrail basını tarih verdi






