
Değerli okurlar, bu haftaki yazımı yıllardır Yalova'da oda başkanlığından tutun, parti başkanlıkları, STK başkanları dâhil elinde hiçbir mesleği olmayan ya da mesleğinde bir yerlere gelememiş ve hiçbir başarısı olmayan kişilere ayırmak istiyorum. Bu kişiler, o kurumları kullanarak yıllardır Yalova'nın sırtından maaşla geçinenlerdir. Emin olun, oradan ayrıldıkları takdirde hiçbir vasfı olmayan insanlardır bunlar. Ama maalesef hısım akraba ve hemşericilik yapılarak o koltuklara seçiliyorlar. Yalova'ya bir nebze faydaları da olmamıştır. Yani anlayacağınız, yaptıkları görevleri bir çıkar kapısı olarak görmektedirler. Aynı zamanda hısım ve akrabalarını o kurumlara doldurmaktadırlar. Ne Yalova'nın faydasına bir projeye imza atmışlardır ne de Yalova'ya bir taş koymuşlardır. Yani ürettikleri bir şey yok, var olan sorunları büyütmekten başka.
O yüzden bugünlerde yapılacak olan STK seçimlerinde ve meslek odalarını seçtiğiniz zaman gerçekten işin uzmanlarını ve işin hakkını verenleri seçin. O mesleği yapmış olsa dahi yeterli olmayan insanları lütfen seçmeyin. Sadece zaman kaybı yaşıyoruz, başka da bir şey değil. Yalova bir adım öne gidecekse en başta bu tarz yöneticileri o koltuklara oturtmamak lazım.
Örnek verecek olursak siyaset mesela; siyaseti bilmeyen, kişiye ve halka hitap etmesini bilmeyen, partilisine sahip çıkamayan, sorunlara eğilemeyen ya da yalanla dolanla siyaset yapan kişileri, köprüyü geçtikten sonra sırtını dönen her kimse, sakın ama sakın oturmayın koltuğa. Bunlar sadece zaman kaybı ve Yalova'nın zararınadır. Biraz daha bilinçli olalım bu seçimlerde; hısım akraba değil, dost kardeş değil, işi gerçekten becerecekse onu seçin ve o kişiyi denetleyin. Hatalarını gördüğünüz zaman “bu bizden” deyip kayırdığınızda gerçekten Yalova’ya ihanet etmiş olursunuz. Başıboş bir yönetim getirmeyin. Eğer sizi mecliste temsil edemiyor, Yalova'nın sorunlarına eğilemiyor ise seçmeyin.
Şu an Yalova'nın üç vekili var mecliste. Kırk beş yıl önceki Yalova ile şimdiki Yalova arasında ne fark var diyeceksiniz; sosyalleşme adına hiçbir şey yok. Halk mutlu değil, okumaya gelen üniversiteli gençler mutlu değil, esnaf sanatkâr mutlu değil. Peki bu sorunlar seçilenlerin umurunda mı? Sanmıyorum. Onlar aldıkları maaşları yemek derdindeler. Sebep yanlış seçimlerimiz mi?
Şimdilik diyeceklerim bu kadar. Kalın sağlıcakla.






