
Türkiye siyaseti bir hayli hareketli...
Dün TBMM'de Terörsüz Türkiye süreci kapsamında kurulan komisyonun 3 üyesi, İmralı'ya gitti.
Gözler şimdi, partisinin grup toplantısını gerçekleştiren Devlet Bahçeli'ye çevrildi.
Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor.
"AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ RAHMET VE ŞÜKRANLA YAD EDİYORUM"
Çok şükür, merhum Türkeş Bey'in iki emaneti, yani Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları emin ve iyi ellerdedir; kaldı ki layıkıyla temsil edilmektedir.
Dünden bugüne parlayan üç ilâhî ışığı, inançla ifade ediyorum ki, geleceğe ümit saçmakta ve milletimize güven vermektedir.
Tarih boyunca Türk milletini yaşatmak uğruna hayatlarını feda eden kahraman ecdadımızı, aziz şehitlerimizi rahmet ve şükran duygularımla yâd ediyorum.
Bir ülkü etrafında toplanmak için bizlere liderlik etmiş, yol göstermiş, ömrünü Türklük ve Türkiye ülküsüne adamış Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’e ve ebediyete intikal etmiş bütün dava arkadaşlarıma Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.
"TÜRKİYE TARİHİ BİR EŞİKTE"
Muhterem arkadaşlarım...
Hangi cihet ve niyetten bakarsanız bakınız, Türkiye’mizin ve aziz milletimizin tarihi bir eşikte olduğunu hemen fark etmeniz mümkündür ve müessirdir.
Hayat ve hadiselerin iç yüzüne nüfuz ettiğiniz takdirde görürsünüz ki hiçbir başarı, hiçbir gelişme, hiçbir fetih veya fecir vuslatı külfetsiz ve zahmetsiz nasip olmamıştır.
"TESTİNİN İÇİNDE NE VARSA DIŞARIYA O SIZAR"
İnanç ve itikad aydınlığımız, kahırdan nice lütufların doğacağını; bu kutlu doğuşla birlikte hüzünle bezenmiş güz mevsiminin, huzurla bereketlenmiş gül bahçesiyle yer değiştireceğini müjdelemektedir.
İçi akrep dolu altın kabının etrafında el ovuşturup pay kapmanın telaşına düşen; iç âlemi tanımadan dışıyla alâkadar olan; öze ve içeriğe değil de görünen ve gösterilenle ilgilenen yağmacı aymazların bu müjdeye uzak ve yabancı kalacağı çok açıktır.
Meşhur bir atasözümüzde tarif ve tazim edildiği üzere: “Yerden havaya toz kalkar; havadan yere rahmet iner. Her kap kendisinden sızar.” Aynı mana derinliğine haiz ve malik olan Hazreti Mevlâna’nın şu sözü de kulaklarımızda çınlamalıdır: “Testinin içinde ne varsa dışarıya o sızar.”
20. yüzyılın parlak düşünce insanlarından birisi aynen şöyle demiştir: “Hareket hâlindeki cehaletten daha korkunç bir şey yoktur.”
"TÜRKİYE'NİN ÖNÜNÜ KESMEYE ÇALIŞIYORLAR"
Ülkemiz bir yandan yeni yüzyıla barış, huzur ve kardeşlikle ihata etmenin haklı ve şanlı mücadelesini sürdürüyorken, diğer yandan hareket hâlindeki cehalet, dalâlet ve melânetle biteviye meşgul olmakta, daha doğrusu meşgul edilmektedir.
Bugün bunun, yürek yaralayan, iç karartan, moral ve motivasyon erozyonuna yol açan pek çok misali vardır ve bütün yönleriyle karşımızdadır.
Bir kaşık suda fırtına koparan sevgisiz ve seviyesiz zihniyetlerin Türkiye’nin önünü kesme faaliyetleri dikkatle tefrik ve tefsir edildiğinde ne demek istediğim kolaylıkla anlaşılabilecektir.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNDE CEPHE AÇAN DÜZENBAZLAR"
Siyasi hayatları boyunca devamlı istasyon değiştirerek ne kemiksiz ne de vaat düşkünü olduklarını belgeleyenler, fitnenin silahına sarılmışlardır.
Terörsüz Türkiye hedefine cephe açan düzenbaz, fitnebaz ve matrabaz siyaset cambazlarının haysiyetlerindeki zaafı, hüviyetlerindeki zayıflığı görüyor; bunların alayının beş para etmez ciğerini yakından biliyoruz.
"ÜMİDİM VE DİLEĞİM, ATANAMAYAN TEK BİR ÖĞRETMENİMİZİN DAHİ KALMAMASIDIR"
Bu kapsamdaki değerlendirmelerimi teferruatla paylaşmaya geçmeden evvel, dün kutladığımız 24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgili düşüncelerimi huzurlarınızda ifade etmeyi zaruri addediyorum.
Öğretmenlik, hamlığı olgunluğa ulaştıran ustalık, körpe dimağları doyuran ustalılıktır. Öğretmenlik, cevheri özenle ve özgüvenle işleyen sanatkârlık; şahsiyeti kalem, kelâm ve kitap teknesinde yoğuran âlicenaplık; geçmişi özümseyip geleceğin sahnesini kuran sancaktarlıktır.
MHP ve Cumhur İttifakı her zaman ve her daim öğretmenlerimizin yanında olacaktır. 24 Kasım Öğretmenler günü münasebetiyle bütün öğretmenlerimizi kutluyorum.
Asıl mesele değişen dünyaya ayak uydurmak değil yeni bir dünya mimarisinin taşıyıcısı olmak, öncü rol oynamaktır. Tarih önümüze konan yaşayan bir hayattır.
Barış ve huzurun iç cephemizi saracak olmasından rahatsızlık duyuyorlar. Son kozlarını oynuyorlar. Terörsüz Türkiye Türk milleti ve devletinin kararıdır. Türkiye'nin terörden arındırılması beni alakadar etmez diyenlerin alayı suikastçidir. Neymiş bizi yargılayacaklarmış, neymiş suç işliyormuşuz.
Siz yargılasanız yargılasanız cukka düşkünlüğünüzü yargılarsınız. Şu yaşımda mertçe haykırıyorum, yeter ki Türk milleti barış bulsun, yeter ki terör hayatımızdan sökülsün atılsın bizim sonumuz varsın dar ağacı olsun. Feti Yıldız ile diğer milletvekillerimize yürekten teşekkür ediyorum. CHP ile diğer partiler İmralı'ya gitmedi.





