G-3PGNFHH1P6
BIST 100
13.198,84 -1,04%
DOLAR
48,8181 0,05%
EURO
55,8691 -0,21%
GRAM ALTIN
6.797,45 -0,25%
BITCOIN
86.510,00 -0,54%
FAİZ
39,63 -0,70%
GÜMÜŞ GRAM
103,43 -0,20%
GBP/TRY
65,1247 -0,25%
EUR/USD
1,1436 -0,25%
BRENT PETROL
96,57 -0,16%
ÇEYREK ALTIN
11.113,48 -0,25%
21 Eylül 2026 - 06:42 Başkan kumarda!
21 Eylül 2026 - 06:42 Özel’in 3 hedefi
21 Eylül 2026 - 06:41 Ağıralioğlu: Seçime hazırız
19 Eylül 2026 - 06:27 Kandil’den tehdit üstüne tehdit
18 Eylül 2026 - 06:13 Daltonlar operasyonunda 7 tutuklama
Yalova Kapalı
Yalova hava durumu
20 °
Reklam

Eğitim-Sen’den Yusuf Tekin’e istifa çağrısı

Eğitim-Sen, Manisa’daki okul saldırısını protesto etti. Eğitim-Sen Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Tülay Yıldırım, “Bakan Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir” dedi.

Reklam
Eğitim-Sen'den Yusuf Tekin'e istifa çağrısı
Reklam

Eğitim Sen Ankara Şubeleri, Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki okul önünde gerçekleşen saldırıyı Milli Eğitim Bakanlığı önünde protesto etti. Eğitim emekçileri, "Güvenli okul, güvenli gelecek istiyoruz", "Yusuf Tekin istifa", "Okullarda şiddet istemiyoruz", "Şiddetsiz okul, güvenli gelecek", "Eğitimde şiddet politiktir", "Hiçbir şeyim güvende değil" yazılı pankartlar taşıdı.

Eğitim-Sen Ankara 2 No'lu Şube Başkanı Tülay Yıldırım, eğitim kurumlarında büyüyen şiddet sarmalına ve öğrenciler ile eğitim emekçilerinin yaşam hakkının tehdit edilmesine karşı bir araya geldiklerini söyledi.

Okullarda çocukların ve eğitim emekçilerinin artan sıklıkla saldırıya uğradığını, yaralandığını ve öldürüldüğünü hatırlatan Yıldırım, şiddetin ekonomik, siyasal ve toplumsal sorunlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Okul güvenliğinin yalnızca kamera, X-ray cihazı, polis ve güvenlik görevlileriyle sağlanamayacağını belirten Yıldırım, yoksulluk, eşitsizlik, sınav baskısı, kalabalık sınıflar, dijital şiddet, toplumsal kutuplaşma ve rehberlik hizmetlerinin yetersizliği gibi sorunlara dikkat çekti.

"RİSKLER NEDEN ÖNCEDEN TESPİT EDİLMEDİ?"

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde okul yakınında düzenlenen silahlı saldırıda 11 öğrencinin yaralandığını anımsatan Yıldırım, "Çocuklarımızın okula giderken yaşamlarını kaybetmesini engelleyecek mekanizmalar neden zamanında işletilmedi? Riskler neden önceden tespit edilmedi? Silahlara erişim, okul güvenliği ve riskli davranışlar konusunda neden bütünlüklü bir eğitim politikası geliştirilemedi?" diye sordu.

Tülay Yıldırım, okullarda psikolojik danışman sayısının artırılması, akran zorbalığıyla mücadele için bilimsel programların uygulanması, öğretmenlere yönelik şiddete karşı etkin hukuki ve idari mekanizmaların oluşturulması ve okul çevrelerine ilişkin risk analizlerinin yapılması çağrısında bulundu.

Okullardaki şiddetin kalıcı olarak önlenebilmesi için yoksulluk, eşitsizlik, işsizlik, geleceksizlik ve toplumsal dışlanmayla da mücadele edilmesi gerektiğini dile getiren Yıldırım, "Çocuklarımızı korumak bir tercih değil, kamusal bir sorumluluktur. Eğitimde korku iklimi değil, güvenli okullar istiyoruz" dedi.

Yıldırım, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i de eleştirerek, "Yaşanan bunca acıyı, ölümü, şiddeti görmezden gelen, kamusal kaynakları tarikatlara, cemaatlere peşkeş çeken, okulların en temel ihtiyaçlarını bile karşılamayan, gerçek ve kalıcı çözümler üretmeyerek sorumluluktan kaçan Bakan Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir" ifadelerini kullandı.

Eğitim-Sen üyeleri yanlarında getirdikleri "Önlük değil, güvenli okul" istiyoruz yazılı önlüğü yere bıraktı.

"YUSUF TEKİN, OKUL GÜVENLİĞİ PROTOKOLLER İMZALAMAKLA SAĞLANAMAZ"

Eğitim-Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez, Manisa'daki okul saldırısının ardından öğrencilere acil şifalar dileyerek, okullarda yaşanan şiddetin münferit vakalar olarak geçiştirilemeyeceğini, şiddetin nedenleriyle mücadele edilmesi, okul güvenliğinin pedagojik ilkeler doğrultusunda ele alınması ve bireysel silahlanmanın önlenmesi gerektiğini söyledi. Gülez, dün "Okul Güvenliği Protokolü"nün imzalandığını hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Ne yazık ki kamuoyuna dönük olarak yapılan açıklamalardan da anlıyoruz ki istediğimiz adımlar bu protokollerle de atılmış değil. Aradan bir gün geçmeden de bu saldırıyla karşı karşıya kaldık. Protokollerin ve törenlerin tek başına güvenlik yaratmadığını ne yazık ki bugün bir kez daha açıkça gördük. Sayın Yusuf Tekin, okul güvenliği kameraların önünde imza atmakla, protokoller imzalamakla sağlanamaz. Okullarda güvenlik tedbirlerini bir şova çeviriyorsunuz ama ne yazık ki atmanız gereken adımları atmıyorsunuz. Atmanız gereken bu adımları bizlerle paylaşmıyorsunuz.

Eğitimin bileşenlerinin görüşünü, Eğitim Bakanı olarak göreve geldiğiniz günden beri almıyorsunuz. Ve bizler bu sorunları yaşamaya devam ediyoruz. Bizler yıllardır uyarıyoruz. Okullarda şiddet artıyor. Rehberlik hizmetleri yetersiz kalıyor. Personel eksiklikleri sürüyor. Ve eğitim emekçilerinin talepleri duyulmuyor, görmezden geliniyor. Bakanlık ise eğitimin gerçek sorunlarına kulak vermek yerine, sorunlar ağırlaştıkça tedbirler aldığını açıklamakla yetiniyor. Gerçek sorunlarla ilgilenmek yerine eğitimin gerçek sorunlarının üzerini örtmek için önlük gibi kimi uygulamalar gündeme getiriyor.

Daha dün 'gerekli tedbirler alındı' denilirken, bugün öğrenciler neden bir okulun önünde silahlı saldırının hedefi oldu? Bakanın ivedilikle bu sorunun çıkıp kameralar karşısında cevabını vermesini bekliyoruz. Eğitim emekçilerinin uyarılarını görmezden gelerek, sorunları öteleyerek ve önlük uygulamalarıyla güvenli okul, güvenli bir gelecek yaratamazsınız. Bizler bir kez daha söylüyoruz. Öğrenciler için güvenli okul, eğitim emekçileri için güvenli çalışma ortamı, hepimiz için güvenli bir gelecek istiyoruz. Bu sorumluluğun muhatabı Milli Eğitim Bakanlığıdır. Ve Yusuf Tekin'den beklediği, kamuoyunun beklediği, yaşananların sorumluluğunu üstlenmesi ve vakit kaybetmeksizin bir an önce istifa etmesidir."

Reklam

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?