
2024: “HALKIMIZLA BULUŞTURDUK”
2026: PEKİ ŞİMDİ KİMLE BULUŞTURUYORUZ?
ONKÖY’DE NE OLUYOR? PİKNİK ALANINDAN 352 MİLYONLUK PROJEYE…
Kadıköy’de son günlerde ortaya çıkan görüntüler, yalnızca kesilen ağaçları değil, belediyecilik anlayışına ilişkin çok daha büyük bir tartışmayı gündeme taşıdı.

Kadıköylü ve 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde AK Parti’nin Kadıköy Belediye Başkan adayı olan Cem Gümüş, Onköy Tepesi’nden çekilen görüntüleri paylaşarak Kadıköy Belediyesi’ne dikkat çeken sorular yöneltti. Gümüş’ün çıkışının ardından Yalova Forum, konunun geçmişini ve belediyenin resmî kayıtlarını inceledi. Gümüş’ün 2024’te belediye başkan adayı olduğu dönemin kayıtları da kamuoyuna yansımıştı.
Ortaya çıkan tablo ise tartışmayı daha da büyütecek nitelikte.
2024: “ONKÖY PİKNİK ALANIMIZI HALKIMIZLA BULUŞTURUYORUZ”
Henüz iki yıl önce, Mayıs 2024’te Kadıköy Belediyesi Onköy Tepesi Piknik Alanı için sezon açılışını duyuruyordu.
Belediyenin kendi paylaşımında alan için “Eşsiz manzarası ile Onköy Tepesi Piknik Alanı” ifadesi kullanılıyor ve çalışmaların halkla buluşturmak amacıyla tamamlandığı belirtiliyordu. Alanın 12.00–20.00 saatleri arasında vatandaşların kullanımına açık olacağı ilan edilmişti.
Dönemin haberlerinde de Onköy Tepesi’nin yıllardır vatandaşların vakit geçirdiği, Kadıköy’den ve Yalova’nın farklı bölgelerinden yoğun ziyaretçi alan bir piknik alanı olduğu anlatılıyordu.
Yani Onköy, kamuoyunun hafızasında herhangi bir belediye arsası değildi.
Ailelerin geldiği, piknik yaptığı, manzarayı izlediği, belediyenin bakımını yapıp kapılarını halka açtığı bir sosyal yaşam alanıydı.
Aradan sadece iki yıl geçti.
Bugün aynı bölgede çekilen fotoğraflarda çok sayıda kesilmiş ağaç gövdesi ve dalın istiflendiği, alanın önemli bölümlerinde temizlik ve kesim çalışması gerçekleştirildiği görülüyor.

Ancak hikâye fotoğraflardan ibaret değil.

2025: ONKÖY İÇİN “TİCARİ + KONUT” KARARI GÜNDEME GELDİ
Kadıköy Belediye Meclisinin 4 Kasım 2025 tarihli resmî tutanağı, dönüşümün nasıl başladığını açık biçimde gösteriyor.
Belediyeye ait çeşitli parsellerin “Onköy olarak nitelendirilen parsele” katılması için çalışma yapıldığı meclise anlatıldı. Ardından mevcut alanın “ticari + konut alanı olarak kullanılabilmesi” amacıyla emsalin 0,60’tan 0,90’a çıkarılması gerektiği ifade edildi.
Belediye yetkilisi ayrıca alana yaklaşık 5–6 dönüm ilave edileceğini, küçük parsellerin birleştirileceğini ve ticari + konut düzenlemesi yapılacağını açıkladı. Konu oybirliğiyle İmar Komisyonuna gönderildi.
Dikkat çekici nokta şu:
Belediye Başkanı Yılmaz Tavşan daha sonra yerel basına yaptığı açıklamada, alanın imar planında zaten “yeşil alan” olmadığını ve imarlı arsa olduğunu savundu.
Ancak burada iki ayrı kavramın birbirine karıştırılmaması gerekiyor.
Bir taşınmazın imar planındaki hukuki fonksiyonu başka, belediyenin o taşınmazı yıllarca halkın kullanımına açılmış piknik ve sosyal yaşam alanı olarak işletmesi başka bir konudur.
Onköy’ün kamusal hafızadaki niteliğini zaten iki yıl önce Kadıköy Belediyesi’nin kendi tanıtımları ortaya koyuyor.
MART 2026: BELEDİYE KENDİ TUTANAĞINDA “ÇAM ALANI” DEDİ
Asıl dikkat çekici belge ise 2026 Mart ayına ait.
Kadıköy Belediye Meclisi tutanağında 731 ada 3 parsel açıkça “belediye binasının üst kısmında bulunan çam alan” olarak tarif ediliyor.
Alan tam 31 bin 863 metrekare.
Mecliste bu taşınmazın satılması, kiralanması, kat karşılığı verilmesi veya kâr ortaklığı gibi yöntemlerle değerlendirilmesi için Encümene yetki verilmesi gündeme geliyor. Mali Hizmetler Müdürlüğü ise “hasılat paylaşımı modeli” öneriyor.
Ve tutanaktaki belki de en çarpıcı ayrıntı şu:
31 bin 863 metrekarelik belediye taşınmazının geleceğinin görüşüldüğü maddede hiçbir meclis üyesi söz almıyor, hiçbir soru sorulmuyor. Karar oybirliğiyle kabul ediliyor.
NİSAN 2026: 352 MİLYON 99 BİN 970 TL’LİK İHALE
Bir ay sonra süreç ihaleye dönüştü.
17 Nisan 2026 tarihli resmî ihale ilanında 731 ada 3 parsel için rakamlar artık son derece netti:
Arsa: 31.863,54 metrekare
Muhammen bedel: 352.099.970 TL
Emsal: 0,90
Emsale esas inşaat alanı: 28.677,19 metrekare
İhale modeli ise “Arsa Satışı Karşılığı Gelir (Hasılat) Paylaşımı” olarak belirlendi. Belediye payı oranının yüzde 25,23’ten, belediyenin toplam payının ise 352 milyon 99 bin 970 TL’den düşük olamayacağı ilan edildi. İşin süresi de 900 gün olarak açıklandı.
İhalenin 6 Mayıs 2026’da yapılması, teklif çıkmaması veya ihalenin iptal edilmesi halinde ise herhangi bir yeni ilan yapılmadan 20 Mayıs 2026’da tekrarlanması öngörülüyordu.
Burada kamuoyunun öğrenmesi gereken kritik bir konu daha bulunuyor:
6 Mayıs veya gerekiyorsa 20 Mayıs’ta yapılan ihalenin nihai sonucu ne oldu?
Yalova Forum’un açık kaynak taramasında şu ana kadar ihalenin nihai sonucu, kaç firmanın katıldığı, kazanan şirket bulunuyorsa hangi şirket olduğu ve oluşan son idare payını açık biçimde ortaya koyan bir resmî sonuç metnine ulaşılamadı.
Bu, ihalenin yapılmadığı veya sonuçlanmadığı anlamına gelmiyor.
Ancak yaklaşık 32 dönümlük belediye taşınmazının ve yüz milyonlarca liralık projenin sonucu kamuoyu tarafından kolaylıkla erişilebilir ve tartışmaya yer bırakmayacak biçimde açıklanmalı.
BELEDİYENİN GEREKÇESİ: “KADIKÖY’ÜN SU SORUNUNU ÇÖZECEĞİZ”
Kadıköy Belediyesi’nin de güçlü bir gerekçesi var ve bunun kamuoyuna eksiksiz aktarılması gerekiyor.
Başkan Yılmaz Tavşan, Belediye Meclisinde Kadıköy’ün ana isale hattı ve su altyapısıyla ilgili çok büyük bir yatırıma ihtiyaç bulunduğunu açıkladı.
Projede 5 adet su deposu ile bağlantı hatlarının yapılacağını, çalışmanın Kadıköy’ün su sorununu çözmesinin yanı sıra ilerleyen dönemde Özden Mahallesi’ne de hizmet vereceğini söyledi.
Başkan Tavşan projenin maliyetini 385 milyon TL, Kadıköy Belediyesi’nin 2026 bütçesini ise 350 milyon TL olarak açıkladı. İller Bankasına kredi başvurusu yapıldığını ve başvurunun sonucunun beklendiğini belirterek Onköy’deki taşınmazın bu büyük yatırım için kaynak oluşturmasını planladıklarını ifade etti.
Yani tartışmanın diğer tarafında gerçekten önemli bir altyapı ihtiyacı bulunuyor.
Su deposu yapılmasın mı?
Elbette mesele bu değil.
Asıl soru şu:
Bir zorunlu kamu hizmetini finanse etmenin yolu, halkın yıllardır kullandığı ve belediyenin daha iki yıl önce gururla tanıttığı bir sosyal alanın ekonomik değere dönüştürülmesi olmak zorunda mıydı?
Üstelik rakamların kendisi de yeni bir soru doğuruyor.
İhale ilanındaki asgari belediye payı 352,1 milyon TL. Başkanın mecliste açıkladığı su projesi maliyeti ise 385 milyon TL.
Arada yaklaşık 32,9 milyon TL fark bulunuyor.
Elbette ihale sonunda belediye payı asgari rakamın üzerine çıkmış olabilir. Tam da bu nedenle nihai ihale sonucunun ve su yatırımının finansman tablosunun açıklanması önem taşıyor.
CEM GÜMÜŞ: “DÜN HERKESİNDİ, YARIN KİMİN OLACAK?”
Cem Gümüş ise tartışmayı tam bu noktadan açıyor.
Gümüş, belediyenin 2024 yılında Onköy’ü halka açarken kullandığı ifadeleri hatırlatarak şu temel soruyu gündeme getiriyor:
“İki yıl önce ‘halkımızla buluşturduk’ diye gururla tanıttığınız bir alanı bugün neden yapılaşmaya açıyorsunuz?”
Gümüş’e göre mesele su deposuna karşı çıkmak değil; kamuya ait bir değerin başka bir kamu hizmetini finanse etmek amacıyla geri dönüşü çok zor bir dönüşüme sokulması.
“Dün herkesindi. Yarın birkaç kişinin yaşam alanı olacaksa bunun adı nasıl halkın yararı olacak?” diye soran Gümüş, alternatif finansman modellerinin neden yeterince değerlendirilmediğinin de açıklanmasını istiyor. Sosyal medya açıklamasının ana çıkış noktası da “2024’te halkla buluşturulan alanın 2026’da kiminle buluşturulduğu” sorusu oldu.
YALOVA’DA BU FOTOĞRAFLARIN BAŞKA BİR ANLAMI VAR
Çünkü burası Yalova.
Bu kentte çocuklara bile anlatılan bir hikâye var:
Bir çınarın dalı köşke zarar verdiğinde çözüm ağacı kesmek olmadı.
Atatürk, dalın kesilmesi yerine köşkün kaydırılmasını istedi. Yalova Belediyesi’nin resmî tarihçesine göre yapı 1930 yılında raylar üzerinde yaklaşık 5 metre kaydırıldı ve çınarın dalı kurtarıldı. Bugün Yürüyen Köşk, Yalova Belediyesi tarafından da Atatürk’ün çevre bilincinin simgesi olarak tanımlanıyor.
Elbette Yürüyen Köşk hikâyesiyle bir imar projesinin hukuki süreçleri aynı şey değildir.
Ama bu hikâyenin sembolik ağırlığı Yalova’da herkesten daha fazladır.
Bir ağacın dalı için binanın yerini değiştiren anlayışı her fırsatta anlatan bir şehirde, belediyeye ait çamlık ve yıllarca halka açılmış bir alanda ortaya çıkan kesim görüntülerinin sorgulanması son derece doğaldır.
ÇAĞLAYAN’DA AYAĞA KALKANLAR, ONKÖY İÇİN NE DİYOR?
Cem Gümüş’ün açıklamasındaki en siyasi ve en çarpıcı bölüm ise çevre kuruluşlarına ve siyasilere yönelik çağrı.
Çünkü yakın geçmişte Termal’deki Çağlayan Barajı projesi gündeme geldiğinde Yalova Platformu ve TEMA Vakfı Yalova İl Temsilcisi Arzu Demir sahadaydı.
2025 yılındaki ÇED sürecinde Yalova Platformu projeyi protesto etmiş; Arzu Demir yapılmak istenen tesislerin ormanlar, tarım ve doğal yaşam açısından oluşturacağını düşündüğü risklere dikkat çekmişti.
Çağlayan projesi Türkiye Büyük Millet Meclisine de taşındı.
Yalova Milletvekili Tahsin Becan, 25 Şubat 2025’te TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada projenin doğal dengeyi, ekosistemi ve yer altı sularını tehdit edeceğini savunmuş ve bütün yerel paydaşların görüşü alınarak yeniden değerlendirilmesini istemişti.
Şimdi Cem Gümüş tam da bu geçmişi hatırlatıyor:
“Çevre hassasiyetinin partisi olur mu?”
Ve Kadıköy’den Yalova’ya şu soruyu yöneltiyor:
Çağlayan’da orman ve doğal yaşam için ses yükselten TEMA nerede? Yalova Platformu nerede? O gün konuyu Meclis kürsüsüne taşıyan siyasetçiler bugün Onköy için ne düşünüyor?
Burada hiç kimsenin peşinen “sessiz kaldığı” hükmünü vermek yerine, aynı çevresel hassasiyeti Onköy konusunda da açıkça ortaya koyup koymayacaklarını sormak gerekiyor.
Çünkü çevre hassasiyeti, ağacı kimin kestiğine veya projeyi hangi siyasi partinin yönettiği belediyenin yaptığına göre değişmemeli.
ŞİMDİ KADIKÖY BELEDİYESİNDEN CEVAP BEKLEYEN SORULAR VAR
Kadıköy kamuoyunun tartışmayı söylentiler üzerinden değil, belgeler üzerinden yapabilmesi için belediyenin şu sorulara açık ve ayrıntılı cevap vermesi gerekiyor:
1. 6 Mayıs 2026 tarihli ihale gerçekleştirildi mi; gerçekleştirildiyse kaç teklif geldi ve ihale kime kaldı? İhale 20 Mayıs’ta tekrarlandıysa sonucu ne oldu?
2. Nihai Arsa Satışı Karşılığı İdare Payı Gelir Oranı ve belediyenin toplam geliri kaç TL olarak kesinleşti?
3. Projede kaç konut ve kaç ticari bağımsız bölüm yapılacak; toplam yapılaşma ve vaziyet planı nedir?
4. Onköy Tepesi’nin proje sonrasında ne kadarlık bölümü halkın ücretsiz kullanımına açık kalacak?
5. Güncel fotoğraflarda görülen ağaç kesimleri hangi çalışma kapsamında yapıldı?
6. Alanda çalışma öncesi ağaç envanteri çıkarıldı mı; kaç ağaç kaldırıldı, bunların türleri ve yaşları nedir?
7. Kesim için düzenlenen teknik rapor, izin veya kurum görüşleri varsa kamuoyuyla paylaşılacak mı?
8. 385 milyon TL olduğu açıklanan su projesi için İller Bankasına yapılan kredi başvurusunun sonucu ne oldu?
9. İller Bankası kredisi, hibe programları, etaplı yatırım veya başka belediye taşınmazlarının değerlendirilmesi gibi alternatif finansman modelleri karşılaştırıldı mı?
10. 2024’te vatandaşlara piknik alanı olarak sunulan Onköy’ün kamusal ve sosyal değeri, taşınmazın ekonomik değeri hesaplanırken dikkate alındı mı?
11. Proje başlamadan önce Kadıköy halkına neden kapsamlı bir sunum yapılmadı; böyle önemli bir dönüşüm için halkın görüşünün alınması düşünüldü mü?
12. Ve en önemlisi: Kadıköylü bu proje bittiğinde Onköy Tepesi’ne yine eskisi gibi çıkabilecek mi?
MESELE 352 MİLYON TL’DEN DAHA BÜYÜK
Bu dosyada su deposunun gerekliliğini tartışmak kolay.
Kadıköy’ün su altyapısına yatırım yapılması elbette zorunlu.
Fakat belediyecilik yalnızca bugünün bütçesini denkleştirmek değildir.
Belediyecilik, bugünün ihtiyacını çözerken yarının ortak değerlerini de koruyabilmektir.
Su deposu yapılır.
Kredi bulunur, kaynak yaratılır, yatırım etaplandırılır, finansman modelleri geliştirilir.
Ama bir kere yapılaşan bir tepeyi yeniden eski haline getirmek kolay değildir.
Kesilen yetişmiş ağacı bütçeye yeniden koyamazsınız.
Ve halkın yıllarca “bizim” dediği bir alan elden çıktığında, onun sosyal değerini yalnızca metrekare ve milyon lira üzerinden hesaplayamazsınız.
Onköy dosyasının özü bu yüzden tek bir soruda düğümleniyor:
2024’TE “HALKIMIZLA BULUŞTURDUK” DENİLEN ONKÖY TEPESİ, 2026’DA KİMLE BULUŞTURULUYOR?
Kadıköy halkı şimdi bu sorunun cevabını bekliyor.
Editoryal not: Güncel fotoğraflar alandaki kesilmiş ve istiflenmiş ağaç gövdelerini açık biçimde gösteriyor. Ancak kaç ağacın kesildiği, hangi ağaçların kaldırıldığı ve çalışmaların teknik/izin dayanağı konusunda ulaşabildiğimiz açık kaynaklarda doğrulanabilir bir resmî belge bulunmadığından haberde herhangi bir sayı veya “usulsüz kesim” iddiası kullanılmamıştır. Kadıköy Belediyesi’nin konuya ilişkin yapacağı ayrıntılı açıklama ve sunacağı belgeler aynı açıklıkla kamuoyuna aktarılacaktır.





