G-3PGNFHH1P6

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

1 Mayıs 2026 - 12:10 AYNAYA BAKMAYANLARIN ŞEHRİ
28 Nisan 2026 - 18:20 SAHNEDE KALAN ŞEY
Reklam

KİMSE RAHAT OLMASIN!

Reklam
file_000000002d0c71f4a936ae1000407d42
Reklam

Evet bu şehirde kimse rahat olmasın, ta ki şehrin esnafı rahat olana kadar...

Bu şehirde seçim zamanı herkes esnafın kapısını çok iyi bilir. Çarşıya inilir, sanayiye gidilir, pazarda el sıkılır, dükkân önünde fotoğraf verilir. “Esnaf bu şehrin bel kemiği” denir. “Derdiniz derdimiz olacak” denir.

Sonra seçim biter.

Kapılar kapanır, telefonlar susar, verilen sözler unutulur. Esnaf yine kendi derdiyle baş başa kalır.

Bugün Yalova’da küçük esnaf zor günlerden geçiyor. Kiralar artıyor, vergiler ağırlaşıyor, maliyetler büyüyor, siftah yapmak her geçen gün zorlaşıyor. Üstüne yeni denetimler, dijital takip sistemleri, yapay zekâ destekli uygulamalar ve cezalar geliyor.

Devlet esnafın defterini görüyor.

Sistem esnafın kasasını görüyor.

Vergi dairesi esnafın hesabını görüyor.

Peki bu şehri yönetenler esnafın derdini görüyor mu?

Asıl mesele budur.

Esnafın en büyük kırgınlığı sadece ekonomik sıkıntı değildir. Esnafın asıl kırgınlığı, kendi şehrinde yalnız bırakılmaktır.

Bugün bu şehirde makam sahibi olanların, ticareti temsil edenlerin, belediyecilik koltuklarında oturanların, siyasette söz sahibi olanların artık şunu anlaması gerekir: Esnaf rahat değilse, şehir rahat değildir.

Sırça köşklerde oturup Yalova’nın huzurundan bahsetmek kolaydır. Ama çarşıda siftah yapamayan insanın gözünün içine bakmadan bu şehri yönetemezsiniz.

Esnaf kolay kolay bağırmaz.

Esnaf kolay kolay isyan etmez.

Ama esnaf unutmaz.

Kimin seçimden önce geldiğini de bilir, seçimden sonra kaybolduğunu da. Kimin söz verip tutmadığını da bilir, kimin sadece fotoğraf için el sıktığını da.

Bugün esnafın içinde biriken kırgınlık, yarın dip dalga olur. O dalga sessiz gelir ama geldiğinde koltuk, makam, unvan dinlemez.

Bu tehdit değil, hayatın gerçeğidir.

Esnaf Odaları, Ticaret Odaları, Belediyeler, Milletvekilleri vb. hepsi bunu bilir. Unutanlar varsa da yakında hatırlar...

Yalova’nın bir başka yarası da kendi insanına, kendi değerlerine, kendi markalarına yeterince sahip çıkmamasıdır.

Bu şehirde yıllardır vergi veren, istihdam sağlayan, kepenk açan insanlar çoğu zaman bekletilirken; dışarıdan gelenlerin daha hızlı yol aldığı hissi oluşuyorsa, orada büyük bir adaletsizlik vardır.

Aynı tabloyu sporda da gördük.

Yalova FK bir dönem şehrin takımı olma iddiasıyla yola çıktı. Destek gördü, lig yükseldi, heyecan oluşturdu. Yalçın Oruç’un başkanlığı döneminde şehirle bağ kurma ve aidiyet oluşturma açısından ayrı bir hikâye yazıldı.

Çünkü bir takım sadece formayla değil; esnafla, taraftarla, gençlerle, mahalleyle ve şehir ruhuyla takım olur.

Daha sonra ise yeni ekip, bu ruhu, bu duyguları kaybedince, şu an bu takım var mı, yok mu, nerede, ne yapıyor kimse bilmiyor ve merak da etmiyor.

Yalovaspor’un hikâyesi ise başka bir yaradır.

Ali Yavru başkanlığındaki Yalovaspor, başkanın ve takımın elinden geleni yapmasına rağmen, bu şehrin sözde güçlüleri tarafından yeterince sahiplenilmedi. Tabiri caizse, şehrin lordları rahatlarını bozmadı. Gereken destek verilmedi ve Yalovaspor küme düştü.

Bu sadece sportif bir düşüş değildir.

Bir şehir takımına sahip çıkmazsa takım düşer.

Bir şehir esnafına sahip çıkmazsa çarşı düşer.

Bir şehir gençlerine sahip çıkmazsa umut düşer.

Bir şehir kendi insanına sahip çıkmazsa şehir ruhu düşer.

Bugün herkes esnaf için dertlenmek zorundadır.

Belediyesiyle, odasıyla, siyasetiyle, kurumu ile, iş dünyasıyla herkes küçük esnafın ayakta kalması için sorumluluk almalıdır.

Çünkü küçük esnaf giderse, şehir sadece ekonomik olarak değil, ruhen de fakirleşir.

Mahalle bakkalı kapanırsa sadece bir dükkân kapanmaz; bir hafıza kapanır.

Kahveci zorlanırsa sadece bir işletme zorlanmaz; bir sohbet kültürü zorlanır.

Berber, lokantacı, pazarcı, tamirci, kırtasiyeci, terzi ayakta kalamazsa şehir sadece beton ve tabeladan ibaret kalır.

Buradan herkes duysun: Esnaf sahipsiz değildir.

Esnaf sessiz değildir.

Esnaf çaresiz değildir.

Esnaf sadece bugüne kadar sabretti.

Ama sabır sonsuz değildir.

Bugün esnafı görmeyenler, yarın esnafın oluşturacağı dip dalgadan şikâyet etmesin.

Çünkü o dalgayı büyüten yine kendileri olur.

Bizim derdimiz kavga değil.

Bizim derdimiz ekmek.

Bizim derdimiz adalet.

Bizim derdimiz verilen sözlerin tutulmasıdır.

Kimse rahat olmasın... Esnaf rahat edene kadar, bu şehirde kimsenin gerçek anlamda rahat etme hakkı yoktur.

Burak Balkuş - Yalova’nın Esnafı

Reklam

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.
Alparslan Uzun 11.05.2026 09:13

Türkiye’nin en büyük sorunu okuyucuların sosyal medyadaki uzun yazıları az okuması, sosyal medya yazarlarının da konuya girene kadar uzun uzun girizgah yapması.

Abi ne sıkıntı varsa konuyu çözüm yollarıyla anlatırsan gerçekten merak ettim. Vergi yükü de, pandemiden beri sgk borçlarını toparlayamadık de, esnafın bir şekilde önü kesiliyor de, esnafa yönelik şu uygulama sizce de gereksiz değil mi de. Esnaf kredileri limitleri enflasyona göre yetersiz ve ödeme vadeleri kısa de. Yapabildikleri bişey varsa yapsın artık hangi kurum ne yapacaksa. Yapamasa da çabalasın siz de eve mücadele etti diyebilin.

Yanıtla